Kosgeb kapasite geliştirme desteği ve yoda bilgilendirmesi hk....
ADANA’DA GÜNCEL GELİŞMELER IŞIĞINDA İŞ HUKUKU UYGULAMA SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ SEMPOZYUMU
T.C. Yargıtay Başkanlığı, Çukurova Üniversitesi, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Adana Barosu ve Adana Sanayi Odası (ADASO) iş birliğiyle düzenlenen “Güncel Gelişmeler Işığında İş Hukuku Uygulama Sorunları ve Çözüm Önerileri Sempozyumu”, Türkiye’nin hukuk ve ekonomi dünyasının önemli isimlerini Adana’da bir araya getirdi. Sempozyumda; yargıdaki iş yükünden dijitalleşmenin getirdiği yeni çalışma modellerine, arabuluculuk sisteminden kaliteli kanun yapma ihtiyacına kadar çalışma hayatının tüm katmanları masaya yatırıldı.
“Kaliteli kanun çıkaramıyoruz”
24. TBMM Başkanı, 58 ve 59’uncu Dönem Adalet Bakanı, TOBB Uyum Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözüm Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Çiçek, özeleştiri niteliğinde çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin "beşinci viteste değişen bir ülke" olduğunu ve kural koymanın zorlaştığını belirten Çiçek, "kaliteli kanun" yapma sorununa dikkat çekti. Çiçek, "600-700 kelimeyle ana dilini konuşan bir toplumda mükemmel kanun yapmak mümkün olmaz" diyerek dil ve hukuk kalitesi arasındaki bağı vurguladı. Yargının üzerindeki yükün sadece bina veya hakim sayısını artırarak çözülemeyeceğini belirten Çiçek, "Tuğla sağlam değilse bina arızalı olur" diyerek kanun metinlerinin tüm ihtimalleri kapsayacak şekilde hazırlanması gerektiğini söyledi. Toplumda fırsatçılığın hak anlayışının önüne geçtiğini de eleştiren Çiçek, "İş barışı tesis edilmeden iç barışı sağlamak kolay değildir" uyarısıyla konuşmasını tamamladı.
“Güçlü ekonomi için güçlü hukuk şart”
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk, iş hukukunu sosyal adaletin ve çalışma barışının teminatı olarak tanımladı. Adalet ve ekonomi arasındaki ayrılmaz bağa vurgu yapan Şentürk, yatırımcının sadece teşvike değil, öngörülebilir bir hukuk düzenine ihtiyaç duyduğunu söyledi. Şentürk, "Hukuki istikrarın sağlandığı ülkelerde yatırım artar, girişimci cesaret kazanır" diyerek, makul sürede çözülmeyen davaların ekonomik belirsizlik ürettiğinin altını çizdi. Dijitalleşme ve yapay zekanın iş ilişkilerini dönüştürdüğünü belirten Şentürk, Türkiye’nin bir hukuk devleti olarak her bireye ve yatırımcıya hukuki güvenlik sunması gerektiğini sözlerine ekledi.
2025’te 665 binden fazla iş davası açıldı
Yargıtay 1. Başkan Vekili Adem Albayrak, iş hukukunun dinamik yapısına ve yargının üzerindeki devasa yüke somut verilerle dikkat çekti. 2025 yılı içerisinde Türkiye genelinde 665 bin 830 iş davası açıldığını açıklayan Albayrak, Ankara’daki iş mahkemesi sayısının kısa sürede 17’den 89’a çıktığını, Adana’da ise 22 iş mahkemesinin görev yaptığını belirtti. Albayrak, arabuluculuk sistemi olmasaydı dava sayılarının yönetilemez bir noktaya ulaşacağını ifade etti. Konuşmasında güncel Yargıtay içtihatlarına da değinen Albayrak; rekabet yasağından doğan davalarda görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu, ayrıca dava dilekçesinde talep edilmeyen bir kalemin sonradan kısmi ıslahla davaya eklenemeyeceğini hatırlattı. Anayasa Mahkemesi’nin temyiz sınırlarına ilişkin yeni kararlarının Yargıtay’ın iş yükünü artırabileceğini ancak bu kararların bağlayıcı olduğunu vurguladı.
Vali Mustafa Yavuz: Dengeyi korumak zorundayız
Adana Valisi Mustafa Yavuz, Adana’nın tarımsal, sanayi ve kültürel potansiyeline dikkat çekerek başladığı konuşmasında, iş hukukunun teknolojik dönüşümden en çok etkilenen alan olduğunu belirtti. Pandemi sonrası yaygınlaşan hibrit çalışma ve yapay zeka destekli sistemlerin yeni riskler doğurduğunu ifade eden Yavuz, "İş hukukunun özünde sosyal adalet ile ekonomik hayat arasında hassas bir denge kurmak vardır." dedi. Yavuz, çalışan haklarının korunması ile işletmelerin sürdürülebilirliği arasındaki bu dengenin, toplumsal huzur için kritik önemde olduğunu dile getirdi. X
“Akademi ve yargı el ele vermeli”
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu, kronikleşen sorunların sadece mevzuat değişikliğiyle çözülemeyeceğini, bilimsel bilgi ile saha deneyiminin harmanlanması gerektiğini belirtti. Üniversitelerin kamu politikalarına katkı sunan yapılar olması gerektiğini ifade eden Köseoğlu, sempozyumun akademi ve yargı arasında bir köprü görevi gördüğünü söyledi. Yapay zeka uygulamaları ve uzaktan çalışma modellerinin iş hukukunun temel kavramlarını yeniden değerlendirmeyi zorunlu kıldığını hatırlatan Köseoğlu, hedefinin adil ve öngörülebilir bir çalışma hayatı olduğunu ekledi.
“Hukuk güvenliği, üretim ve yatırımın temelidir”
Sempozyumun ev sahiplerinden ADASO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, açılış konuşmasında güçlü bir ekonominin ancak hukuk güvenliği ile inşa edilebileceğini söyledi. Kıvanç, reel sektörün geleceğe güvenle bakabilmesi için öngörülebilirlik ve sürdürülebilirliğin şart olduğunu belirterek, iş dünyasının çatı kuruluşu TOBB’un görüşlerinin hukuki düzenleme süreçlerinde daha fazla dikkate alınması gerektiğini ifade etti. İstihdam üzerindeki mali yüklerin uluslararası rekabeti zorlaştırdığını kaydeden Kıvanç, kıdem tazminatı, iş güvencesi ve sendikal tazminat gibi uygulamaların bir bütün olarak reforme edilmesi çağrısında bulundu. Özellikle işe iade davalarının amacından uzaklaşarak ek bir tazminat mekanizmasına dönüştüğünü savunan Kıvanç; uzaktan çalışma, dijital ve kısmi çalışma gibi esnek modellerin önündeki mevzuat engellerinin kaldırılmasını talep etti. Ayrıca, çalışanların şahsi borçları nedeniyle işverenlere gönderilen haciz ihbarnamelerinin ciddi bir bürokratik yük oluşturduğunu belirterek, bu kesintilerin doğrudan bankalar aracılığıyla yapılması önerisini sundu.
“Geciken adalet, adalet değildir”
Adana Barosu Başkanı Avukat Volkan Böke, çalışma hayatındaki hukuki tıkanıklıklara ve Adana özelindeki yargılama sürelerine dikkat çekti. İş hukukunun ekonomik gerçekler ile toplumsal ihtiyaçlar arasında sıkıştığını belirten Böke, yargılama süreçlerinin uzunluğunu eleştirdi. Adana Bölge Adliye Mahkemesi’nde bir kararın alınmasının 3-4 yılı bulabildiğini ifade eden Böke, "Geciken adalet adalet değildir" diyerek, bu gecikmenin hem işçinin alacağını enflasyon karşısında erittiğini hem de işverenin yatırım iştahını kaçırdığını söyledi. Arabuluculuk sistemine yönelik de eleştirilerde bulunan Böke, sistemin bazen işçinin haklarını "ibra belgesi" yoluyla feda eden bir mekanizmaya dönüştüğünü ve bunun yeni "irade sakatlığı" davalarına yol açtığını savundu. Böke, dijitalleşmenin ve platform ekonomisinin klasik "işçi" tanımını zorladığını, hukukun bu yeni gerçekliklere göre hızla güncellenmesi gerektiğini vurguladı.
Sempozyumun ilk günü Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Başkanı Doç. Dr. Seracettin Göktaş’ın başkanlığındaki oturumda, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Haluk Hadi Sümer, “İş Hukukunda Arabulucuk Anlaşma Belgelerinin İptali”, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Ersin Erdoğan “Bireysel İş Uyuşmazlıklarının Çözümünde Tahkim” konularında değerlendirmelerde bulundu. Programın ikinci oturumunda ise çalışma hayatında hızla yaygınlaşan yeni nesil çalışma modelleri ele alındı. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu’nun başkanlığındaki oturumda, Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Kübra Doğan Yenisey “İş Hukuku Boyutuyla Platform Çalışmaları”, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Esra Özen ise “İş Hukuku Boyutuyla Platform Çalışmaları” başlıklı sunumu gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Talat Canbolat’ın başkanlığındaki oturumda ise; Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Muhittin Astarlı, “Yargıtay Kararları Işığında İkale ve Sulh Sözleşmesi”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Arzu Arslan Ertürk ise “İş Sözleşmesinin Feshinde Şekil” konulu konuşma yaptı.
Sempozyumun ikinci gününde kıdem tazminatı konusu ele alındı. İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülsevil Alpagut’un başkanlığındaki oturumda; Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Seda Arslan Durmuş, “Kıdem Tazminatına Esas Alınacak Kıdem Süresinin Belirlenmesi”, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Doç. Dr. Hasan Kayırgan ise, “Kıdem Tazminatına Esas Alınacak Ücret ve Kıdem Tazminatının Hesaplanması” konusunu aktardı.
Etkinliğin son oturumunda ise Anayasa Mahkemesi’nin iş hukukuna ilişkin bireysel başvuru kararları mercek altına alındı. Anayasa Mahkemesi Üyesi Selahattin Menteş’in başkanlık ettiği oturumda, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Fatih Aydın, “Anayasa Mahkemesinin İşçinin İfade Hürriyetine İlişkin Bireysel Başvuru Kararlarının Değerlendirilmesi”, Anayasa Mahkemesi Raportörü Gülsüm Gizem Gürsoy ise “Anayasa Mahkemesinin Toplu İş Hukukuna İlişkin Bireysel Başvuru Kararlarının Değerlendirmesi” konulu sunum gerçekleştirdi.






